Ana Sayfa   Akdere Köyü   Gürün   Alabalık Yetiştiriciliği   Alabalık Festivali   Alabalık Avı   Hakkımızda   Bize Ulaşın

        Akdere Alabalık   Alabalık Avı Ana Sayfa  

Alabalığın Üç Muhteşem Duyusu
Alabalığın sahip olduğu üç önemli duyu hakkında bilgi sahibi olunmadan, alabalığı tam olarak tanıyorum demek pek doğru olmaz; ve açıkçası onu avlamak da pek mümkün olmaz:

Koku Alma Duyusu
Alabalığın koku alma duyusu şaşırtıcı derecede keskindir. Biz insanlar için su içinde koku almayı anlamak, tecrübe edemediğimizden dolayı çok güçtür. Ancak şunu bilmek gerek ki, bir tazı için hafif esintili hava ne ise su da alabalık için odur. Alabalık için suyun içinde koku almak hiç de zor değildir. Bundan dolayı alabalıklar, sudaki tanımadığı yabancı kokuları bir tehdit olarak algılar ve emin olmaya çalışır.

Eğer alabalık avlamak istiyorsanız alabalığın yetiştiği akarsu veya göle tamamen yabancı olan herhangi bir yapay kokudan kaçınmanız gerekir. Ancak bu pek öyle söylediği kadar kolay değildir. Üzerimize sinen bu kokuların kaynağı çok çeşitli olabilir. Sinek savarlar, parfüm, yapışkan yada yapay reçine gibi alabalığıa yabancı kokular işinizi zorlaştırır. Hatta traş losyonu veya elbiselerimizin kokuları dahi bir alabalığı uyarabilir.

Açıkçası alabalık avlamak istiyorsan alabalığın yaşadığı dereye yabancı olan tüm kokulardan kurtulmak gerekir. Bununla beraber bir alabalık avcısının koku yüzünden alabalıktan mahrum kalmasını engelleyecek bir takım kolay yollar vardır. Bu da diğer kokuları maskeleyen habitata yabancı olmayan bir başka koku sürmek. Kolonya ve parfüm gibi kokulardan özellikle kaçınmak gerekir. Su da hızla çözülen bu kimsallar alabalığı anında uyaracak ve tedirgen olmasına neden olacaktır.

Alabalığın keskin bir koku alma duyusu olduğunu daima hatırlayın.

Görme Duyusu
Alabalığın görme duyusunun hassasiyeti bizi fazla şaşrıtmamalıdır. Sudayken suda yada su dışındaki yemleri seçmesinde en çok yardımcı olan görme duyusudur. Alabalıklar özellikle uzun mesafeyi görme becerileri yoktur. Zaten buna ihtiyaçları yoktur. Ancak yakın sahadaki görme becerileri mükemmeldir.

Bir alabalık "Alabalığın penceresi" olarak ifade edebileceğimiz perspektiften dünyayı seyreder. Bu pencere alabalığın gözlerinin konumundan kaynaklanmakta olup, ilerledikçe büyüyen bir koni şeklindedir. Bu nedenle alabalık suyun derinlerindeki alabalık daha iyi görebilir.

Bir alabalık sadece görebildiği ve denetleyebildiği bu koni içinden geçen yemlere ilgi gösterir. Ancak alabalığın konik dünya görüşü bizi aldatmasın diğer iki muhteşem duyusu bu koninin dışındfa kalan alandan haberdar olmasını sağlar. Yine bir alabalığa yemi yutturmak istiyorsanız bu görüş konisine sokmak zorundasınızdır.

Bu bilgi bizleri önemli bir noktaya götürür. Eğer alabalığa yemi yutturmak istiyorsak yemimiz mümkün olduğunca onun görüş konisinin içinde kalmalıdır. Görüş konisinde bir an görünüp kaybolan yemler onu sadece şüphelendirir. Bu nednle oltamızı nereye attığız o kadar önemli değildir. Önemli olan oltanın akıntıya karşı izleyeceği yolun bu koninin içinde kalmasıdır.

Alabalığın renklerihem de gölgeleri ile birlikte ayırt etme becerisi de vardır ki bizim yöremizde kırmzı ve siyah benekli kaşık oltaların daha iyi performans gösterdiğini daha zaten önce söylemiştik. Bu da bizi alabalığın tercih ettiği rengi öğrenmemizi gerekli kılmaktadır. Renk seçimi alabalık avında şaşırtıcı sonuçlar verebilir. Hatta bazen seçtiğimiz renk avımızı yakalamamıza engel olabilir. Örneğin alabalığın yemekten kaçındığı böcekleri rengi gibi. Şunu unutmayalım ki bir alabalığın ufacık bir sineği görme becerisi vardır. Hem de suyun içindeyken suyun dışındaki. Bunda ne var demeyin, suyun kırılma özelliği nedeniyle hava su kesitinde iki tarafın gözlemcileri için nesnelerin konumu gerçekte olduğu yerde görünmez. Ama bu albalığı durdurmaz, o tam olarak yemi nerede bulacağını bilir.

Bu nedenle yemlerimizi alabalığın tanıdığı renklerden seçip onların görüş konilerinin içinden onların tanıdığı profillerde yüzdürmemiz gerekir.

İşitme Duyusu
Alabalığın işitme duyusu tahminlerin ötesinde bir keskinliğe sahiptir. Alabalığın iki tane işitme alıcısı vardır. İlki alabalığın vücudu boyunca uzanır. Bu işitme alıcısı belirli sıklıkla tekrarlanan titreşimleri algılar. Örneğin birbirine çarpan kayalar, ayak sesleri yada bir bottaki kürek sesleri gibi. İkinci işitme alcısı ise alabalığın kulağının içinde yer alır. Alabalık yiyeceklerini yani su böceklerin hareketlerini tespit etmek için kullanır. Bu alıcı en küçük sesleri duyacak derece keskindir. Yiyecek aradığı alanda yürüyen insanları rahatça duyabilir. Alabalığın bu işitme alıcısı, çok karanlık suda yiyeceğini bulmasına yardımcı olur. Özellikle büyük alabalık yöresel ifadeyle gece çıktıkları yaylımda yiyeceklerini rahatça bulmalarında işitme duyusunun payı büyüktür.

Alabalığın sahip olduğu bu keskin duyular, alabalık avına çıkanların birkaç noktayı akıllarından çıkarmamaları gerektirmektedir:

Birincisi, alabalıklar suyun dışındaki insan seslerini duyamaz, bu nedenle de dere kenarında konuşmanızda bir sakınca yoktur, bu alabalığı ürkütmeyecektir. İkincisi, alabalık, titreşimlerden ve derede meydana gelen seslerden keskin işitme alıcıları vasıtasıyla haberdar olur. Dere kenarında ayaklarına sertçe yere vurmak bile alabalığı ürkütmek için harika bir yoldur, onları kaçırmak için bundan daha bir yol yoktur.

Aynı şekilde suda yürüken de çok dikkat etmek gerekir. Derede yürürken taşları, çakılları oynatmatmak, suyu sıçratarak (akıntı yönünün tersine) yürümek bir alabalık tarafından kolayca duyulur. Su içindeyken daha yavaş hareket etmek gerekir. Akıntı hızı yüksek olduğunda suyun sesi sizin gürültünüzü engelleyebilir, ancak akıntı hızının düşük, dingin sularda yürürken dikkatli olmak gerekir.

Üçüncüsü alabalık bir nehre düşen şeyleri kolayca duyabilir, özellikle de yavaş akan sularda. Yakınlardaki bir alabalık suya düşen bir çekirge yada bir böceği duymaya hazırdır. Bundan dolayı, oltayı atarken dikkatli olmak gerekir. Bir alabalığın dikkatini çekmek için hafifçe atılan bir olta, kötü bir atış yada ağır misina yada kaşık yüzünden suya hızla çarpan bir atıştan daha etkilidir.


Alabalığın Penceresi

Alabalık gözlerinin konumları nedeniyle dünyayı konik bir pencereden seyreder. Turuncu alan görelebileceği, pembe alan ise göremeyeceği alanları gösterir. Yapmamız gereken oltamızı bu alanlardan sallamaktır. Ancak önmeli bir konuda alabalığı bu konik pencerisinin mesafeler yaklaştıkça küçülmesi. Bu nedenlede oltamız suda görünen turuncu dairenin içine düşmesi gerekir.





Alabalığın Konik Dünyası

Alabalığın suyun içindeki konik görüşü suyun dışındaki konik görüşten daha geniş bir açıya sahiptir. Bunun sebebi suyun ışığı kırmasıdır. Yani sizi suyun dışında göremezken suya içine ayaklarınızı uzattığınızda görebilir. Buna dikkat etmek gerekir.





Alabalığın Su Dışındaki Görüş Alanı

Oltanın düştüğü ve izlediği yol alabalıkların pencerisinde mümkün olduğunca uzun süre kalmalıdır. Bu grafikte sadece bir alabalık yemi görebilmektedir. Halbuki yukarıdaki avcı için bu su dışındaki yem üç alabalığı hedef almaktadır.





Alabalığın Su İçindeki Görüş Alanı

Ancak yem suyun içine girdiğinde durum değişir. Neden mi? Tabi ki suyun ışığı kırma özelliği nedeniyle görüş alanı daralan alabalığın yemin suya girmesiyle suyun içindeki daha geniş görüş alanında onu fark etmesi daha kolay olduğundan.



 © 2006-2007 AKDERE ALABALIĞI